Kıssadan Hisse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kıssadan Hisse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Başkalarının, Çöplerini Üzerinize Dökmesine İzin Vermeyin

Bir bayan anlatıyor;

Havaalanından dönmüşüm, acelem var. Hemen bir taksiye atladım ve yola koyulduk. 15 dakika filan sonra park halindeki bir araba birden önümüze çıktı ve taksici milim farkla çarpmadan arabayı kurtardı.

Arabayı birden önümüze kıran adam birde camdan başını çıkarıp söylenmeye, bağrınmaya başladı. Taksici gülümsedi ve ona içten bir şekilde el salladı. Şaşırmıştım. Taksiciye sordum, 'Neden bunu yaptınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedecekti.'

Taksici bana çöp kamyonu ilkesi diye bir şey öğretti. Bir çok insanın çöp kamyonu gibi olduğunu söyledi. "Birçok insan her tarafta çöp dolu bir şekilde dolaşıyor. Bunlar kızgınlık, öfke, reddedilme ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinizie bırakabilirler. Asla üstünüzüe almamanız gerekiyor. Sadece gülümsemeli, onlar için iyi şeyler temenni etmeli ve yolunuza devam etmelisiniz. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın."

İncinsen de incitme

Çünkü yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez!


24 Ağustos 2009 Pazartesi

Aynı İşi Yapan Üç Kişi



Fransa’da, ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir.

Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar: “Ne yapıyorsun?” “Nesin sen, kör mü?” diye öfkeyle bağırır işçi. “Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum. Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum. Bu çok ağır, ölümden beter bir iştir.”

Görevli hızla oradan uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar: “Ne yapıyorsun?” İşçi cevap verir: “Kayaları mimari plana uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve bazen de monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli ve sonuçta bir işim var. Daha kötü de olabilirdi.”

Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler. “Ya sen ne yapıyorsun?” diye sorar. “Görmüyor musun?” der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak.“Bir katedral yapıyorum.”



18 Ağustos 2009 Salı

Farklı Bir Yere Bakarsan, Farklı Şeyler Görürsün

'' Diplomatın biri, fakir bir adamın yanına gider ve

-"Oğlunun evlenmesini sağlayabilirim" der.
- Oğlumun hayatına asla karışmam...
- Ama, kız Lord Rothschild'in kızı...
- Haaa! O zaman başka...

Diplomatın ikinci durağı, Lord Rothschild'in yanıdır.

- Kızınız için bir kısmet buldum Lord'um..
- Benim kızım evlenmek için henüz çok küçük...
- Ama, bu delikanlı halihazırda Dünya Bankası Başkan Yardımcısı...
- Bak o zaman başka...

Diplomat, Lord'un yanından ayrıldıktan hemen sonra soluğu Dünya Bankası Başkanı'nın yanında alır.

- Size başkan yardımcısı olarak tavsiye edeceğim, çok iyi bir delikanlı var.
- Şu an zaten ihtiyacımdan çok başkan yardımcım var, gerekmez...
- Ama, bu çocuk Lord Rothschild'in damadı...
- Bak o zaman oldu... Gelsin başlasın...



----------------------------------------

Farklı bakmak farklı düşünmek, farklı çözümler bulmanızı sağlar

-----------------------------------------

NASA uzaya astronot gönderdiğinde tükenmez kalemlerin yer çekimi olmayan ortamda çalışmadığını fark etti. Yerçekimi olmadığı için mürekkep kağıdın üzerine akmıyordu.

Bu problemin çözümü NASA'ya on yıla ve 12 milyon dolara maloldu. Öyle bir tükenmez kalem ürettiler ki bu kalem, yerçekimsiz ortamda, yukarı yönde, suyun altında ve sıfırın altından 300 C'ye kadar olan sıcaklıklarda yazı yazmaya olanak sağlıyordu.

Peki Ruslar ne yaptı...?? Kurşun kalem kullandılar.

------------------------------------------

Bu kadar basit!

Fakat üzülmeyin, bakış açınızı değiştirirseniz ne harcadığınız para boşa gider, ne harcadığınız zaman..

Zira Amerika'lılarda da öyle oldu. Uzayda yazan tükenmez kalemi bulmak aynı zamanda mürekkep püskürten yazıcının bulunmasına da sebep oldu ve Amerika'lılar harcadıkları paranın en az 100 bin katını kazandılar.

-----------------------------------------

Her problemin hem basit hem de uzun bir çözümü vardır. Hangisini seçeceğinizi vakit sıkıntınıza göre ayarlayın artık :)

-----------------------------------------

Ben insanların bakmadığı yere bakarım, onun için de görmediklerini görürüm.
HaKan...

Benim gibi kitap kurtları böyle bir yastığın ne kadar
hayati öneme sahip olduğunu anlamıştır.

Bu sayfanın kısa linki: http://fur.ly/4lv

14 Ağustos 2009 Cuma

Göz Gerektir Göresi


Adamın biri, ilk defa gittiği bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa:

- Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum. Çok yakın olduğunu söylediler.
Çocuk arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:

- Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.
Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.
Çocuk:

- Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş. Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten.
- İyi ama, demiş adam. Bunların parktan değil de bir tek ağaçtan gelmediği ne malum?
- Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez, diye atılmış çocuk. Üstelik manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsınız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyarsınız.

Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kağıt para çıkartıp teşekkür ederken fark etmiş onun kör olduğunu.
Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın kendisini fark ettiğini.

Işığa hasret gözlerini ondan saklamayı çalışırken:

- Üç yıl önce kaza geçirmiştim, demiş. Görmeyi o kadar çok özledim ki... Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?
Adam çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına doğru yönelirken:

- Artık emin değilim, demiş. Emin olduğum tek şey, benden daha iyi gördüğün...



En son ne zaman bir fincan çayınızla güneşin doğuşunu izlediniz?

Binbir çeşit meyve,
Binbir çeşit çiçek,
Binbir çeşit birbirinden güzel manzara,
Denizler, hava, su, ay, güneş...
Bu güzellikleri görebiliyor muyuz?

Yunus demiş ya; 'Göz gerektir göresi.."




11 Ağustos 2009 Salı

Sizin Başarılarınız Başkalarına da İlham Olacak

8 Ağustos 2009 Cumartesi

Annem Her Fırsatta Çocuklarına, Güneşe Doğru Zıplamalarını Öğütlerdi


Karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir…
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar.

En uzun yolculuklar ise, bir adımla başlar.

Gerçek sevgiler ise, bir tebessümle başlar…

Annem her fırsatta çocuklarına, güneşe doğru zıplamalarını öğütlerdi.
Güneşe ulaşamazdık ama hiç olmazsa ayaklarımız yerden kesilirdi.

Z.N. Hurston

6 Ağustos 2009 Perşembe

Avuçları Terleyen Bilge


Avuçları Terleyen Bilge

Biz Zen üstadı olan Kasan ünlü bir soylunun cenaze törenini yönetecekti. Orada durup eyalet valisinin, diğer lordların ve leydilerin gelmesini beklerken avuçlarının terlemeye başladığını farketti.

Ertesi gün, öğrencilerini biraraya topladı ve henüz gerçek bir öğretmen olmaya hazır olmadığını itiraf etti. Onlara dilenci ya da kral olsun, tüm insanların önünde aynı tutumu sürdürmeyi başaramadığını açıkladı. Hala sosyal rollerle ve kavramsal kimliklerle hareket ediyor, insanların eşit olduğunu anlayamıyordu. Kasan oradan ayrıldı ve başka bir üstadın öğrencisi oldu. Sekiz yıl sonra aydınlanmış olarak öğrencilerinin yanına geri döndü.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

24 Temmuz 2009 Cuma

Ama Köşesi (Bahanesi Olan Herkes Buraya)



Hayallerinizdeki işe, eşe veya herhangi bir şeye kavuşmak istiyorsunuz,
Fakat sürekli bir ses,
'AMA' ile başlayan cümleler kuruyor.

MERAK ETMEYİN BU HERKESDE OLUR

Ne zaman o 'AMA' sesini duyarsanız bu sayfayı açın ve size uyan 'AMA'yı seçin ve ilgili sayfaya gidin. Bunu arkadaşlarınız için de yapabilirsiniz.


-------------------------------------------------
Bu linki saklayın:
http://tinyurl.com/amakosesi
-------------------------------------------------



AMA KÖŞESİ


Ama benim imkanlarım kısıtlı... o zaman buraya bak
Ama artık bunu gerçekleştireceğime inanmıyorum, hayallerimi kaybettim... o zaman buraya bak
Ama bende o yetenek yok... sen de buraya bak
Ama başarının sırrını bilmiyorum diyorsan buraya bak
Ama dünya kötü, her şey kısıtlı, istesek de yapamayız diyorsan buraya bak
Ama güzel bir konuşmaya ihtiyacım var diyorsan buraya bak
Ama herkes beni yolumdan çevirmeye çalışıyor diyorsan buraya bak
Ama bunun için fazla yaşlıyım diyorsan buraya bak
Ama çok denedim ve çok başarısız oldum diyorsan buraya bak
Ama fazla kiloluluyum diyorsan (yuh artık) buraya bak
Ama hata yapmaktan korkuyorum diyorsan buraya bak
Yukarıdaki bütün 'ama'ları kullandıysan buraya bak


22 Temmuz 2009 Çarşamba

Sen Bir Markasın, İsmin Markanın Adı, Görünümün Markanın Logosu


Bir yandan Starbucks Deneyimi kitabını okuyorum, diğer yandan kafamda binlerce fikir uçuşuyor. Sonra bu fikirlerden birini yazasım geliyor ve işte buradayız....

Siz bir markasınız,
İsminiz markanın adı,
Görünümünüz markanın logosu,

Tavırlarınız, davranışlarınız, yazılarınız, konuşmalarınız ve yaptıklarınızla bu markayı dünya çapında büyütebilir ya da ............. .......................... ............... (bu boşluğu siz doldurun)

Unutmayın, bildiğimiz anlamda marka olmak zenginlik değil kalitedir.. (Kalitenin ardından da zenginlik hep gelmiştir. Ne demek istediğimi anlamadıysanız bu videoyu seyredin.)

Google'a marka insanlar yazıp, bakayım kim çıkacak derken MarkaSizsiniz diye güzel bir site ile tanıştım. Hatta bu konuda ücretsiz indirebileceğiniz bir e-kitap var, buradan indirebilirsiniz.

Bunu bir düşünün....
Bunu konuyla ilgili günlük hayattan örneklerle bir yazı daha yazacağım.


Hakan Mengüç - Uludağ Haziran 2009

Hayat bulaşık yıkamaya benzer, her gün yeni bulaşıklar çıkar ve sen her gün bu bulaşıkları yıkamak zorundasın

Hayat bulaşık yıkamaya benzer, her gün yeni bulaşıklar çıkar ve sen her gün bu bulaşıkları yıkamak zorundasın. Soru şu: Bulaşıkları yıkamaktan nefret mi edeceksin yoksa bunu oyuna mı çevireceksin?


Bu sözü facebook profilime yazmıştım, yazdıktan sonra on yedi yorum geldi ve onların da düşüncelerini görmenizi istedim.



Figen Ilseven Ünal
Figen Ilseven Ünal
OYUNA ÇEVİRMEK ZORUNDAYIZ ;AKSİ TAKTİRDE YORUCU VE MUTSUZ OLUR BİZİM İÇİN HAYAT...............
Pzt, 12:51 · Sil
Asi Nur
Asi Nur
yıkamak için başkabirinin yardımını isticem
aynen şöle dicem gel beraber yıkayalım sen bana yardım et bende sana yoksa bir ömür bu eziyet çekilmez:)))
Pzt, 12:51 · Sil
Gülden Sufraz
Gülden Sufraz
B.makinesi icat olundu.. Hayatın güzel yanlarına daha çok zaman ayırabilmek için. Mesela kişisel olarak gelişmenin yolunu fazla bulaşık içinden geçmeden bulabilmek için:)))))
Pzt, 12:56 · Sil
Asi Nur
Asi Nur
bulaşık makinaısndan kasıt birlik heralde:)))
Pzt, 12:58 · Sil
Gülden Sufraz
Gülden Sufraz
İ.P. Dedektifine soralım Asi Nur'cum?
Pzt, 13:02 · Sil
Hayriye Hülya Karahan
Hayriye Hülya Karahan
tabikide oyuna çevirmek zorundayız..:)) ama "ohhhhhh" diyebilmekte "offffff" demekten geçer, arada ovulması gerekenler yorsada ışıldıyan bulaşıklar o yorgunluğu alıcaktır zaten... ;))
Pzt, 13:06 · Sil
Asi Nur
Asi Nur
tek başımıza oyun oynamayayız zamanla insan tek baıssna oyun oynamaktan sıkılır tek basına oyun dewri çocukluktaydı:)
Pzt, 13:08 · Sil
Melisa Filiz Yüce
Melisa Filiz Yüce
oyuna çevirmek lazım :) tek başına oyun olur ama insan bir süre sonra sıkılır :)
Pzt, 13:48 · Sil
Hülya Can
Hülya Can
İki kişilik oyun birimiz yıkayıp birimiz durularsak daha eğlenceli olur.:))Bulaşığı yıkamazsam pisliğin içinde yaşıycam,yıkarsamda tertemiz bir mutfağım olcak.Bunu düşünürsem zaten zevkli hale gelir.
Pzt, 14:46 · Sil
Asi Nur
Asi Nur
bende bunu diyorum birlikkkkk:))hatta daha genişleyelim hem yıkansın durulnasın we yerleştrilsin temiz kaplar:)
Pzt, 15:27 · Sil
Emel Öner
Emel Öner
zaten bulaşık yıkmayı çoook severimm.:)
Pzt, 16:27 · Sil
Erhan Salın
Erhan Salın
Dışarda yerim ... Böylece tabaklarım kirlenmez.... Hatta tabak almak zorunda bile kalmam dışarda yersem :)))
Pzt, 16:32 · Sil
Davut Öztürk
Davut Öztürk
Bunu ilk başta oyuna cevirp daha sonrada bi zevk haline getirmekn bence en doğrusu olur.
Daha sonrada iyi bir planla ticarette başarı gelir......
Pzt, 17:49 · Sil
Eda Kaya Küçük
Eda Kaya Küçük
suyun varlığana şükredip, ya su olmasaydı nasıl yıkardım bu bulaşıkları deyip
güle oynaya baloncuklar yaparak yıkamalı bulaşıkları:))))
Pzt, 17:53 · Sil
Davut Öztürk
Davut Öztürk
çok haklısın Eda buda farklı bir bakış acısı ama gerçekten hoşş
Pzt, 17:57 · Sil
Sema Sevuk
Sema Sevuk
Ben makine alıp geri kalan zamanda hayatımı yaşardım.;)
Pzt, 19:45 · Sil
Burçin Yılmaz
Burçin Yılmaz
müzik açılır....bi elde sünger bi elde bulaşık..hop hop yıkanır bulaşık..=)bide o mis gb temizlenmiş mutfak tezgahı bi dkcık boş kalsa.. şu anneler her daim bulaşık makinesine izin verseler...kardeşim ablasını bunlamış olacağını düşünerek bulaşıklara bi el atsa.. hiç fena olmıcak yani....=)oyun mu yok hakan ya=)kızartmalardan sonra mutfağı temizlede görim seni..;)))